<< İhsan yolu FİHRİST

TARİKAT SİLSİLESİ

ŞEYH-İ MECZÛB DER Kİ:

Teselsül eden el zencirimi, şeyhimden Hz. Resûl'e kadar Nakşibendî Tarikatını nasıl aldım?

Şeyhimin bana irşad ve terbiye hakkındaki emirleri:

Mürîd ve talihlere, müslümanlara layık olmayan işlerden sakınmalarını ve şeriat emirlerini bildirmek ve iyilikle nasihattir.

Şeyhinden çok aşağı, Nakşibendî, Kadirî, Kübrevi, Suhreverdî, Çeştî, sâdâtları köpeklerinin tırnakları altındaki toprak olan Cizre'li Hüseyin Mazlum oğlu Muhammed Saîd der ki:

Şeyhlerin uzun zaman hizmet ve sohbetlerinde seyrû sülûk etmekle Nakşibendî tarikatını icaze ile aldım.

Şeyhim, senedim, seyyîdim, mevlâm, gözbebeğim, kalbimin sermayesi, Resûl malı, kuvvetim: Hz.:

El-Mutehallikı bi Ahlâkil-Mustafaviyye ve'l-Mütehalli-ı bi Hil'atil-Vilâyeti'l-Osmâniyye ve'l-Behâiyye, Sâhibül-Ahlâkil-Mardiyye, ven-Nefsil-Kudsîyye, Sahibul-Fuyûdâtî'l-Üveysiyye vel-himmeti'l-Geylânîyye, Sûltânü'l-Evliyâ, Halifetü Seyyîdil-Enbiyâ, İmâmül-Vâsilîn, Muhyis-Sünneti, vet-Tarikatı, ve'l-Hakikati ve'd-Din, Şeyhül-Enâm ve Melceül-İslâm, ve Merkezi'l-Fukarâ ve'l-Ulemâ, Şeyhinâ ve Vesiletinâ ilellâhi'l-Melikil-Mübîn, EŞ-ŞÂH MUHAMMED ALİ el mulakkabi bi Hisamil-Hakkı veddîn; Kuddise Sırrehu'l-Metîn'dir.

Onun da şeyhi ve ceddi:

El kutbü'l-Mekîn, Hz.'l-Muâridi an Menâsibil-Evlîya, li Kemâl-i İkbal ve'l-İrtikâ, ilâ Aksâ Makamil-Kurbi ver-Ridâ Kameri'l-Ârifin, ve'ş-Şemsülyekin, Şeyhül-Meşâyih, Gavsü'l-Verâ, Eş-Şeyh OSMÂN El-Mulakkabi bi SÎRÂCÜDDÎN (Kds)

Hazreti Şah Âli Hisamüddin'in pederi ve şeyhi, Şeyh Osmân Siracüddin'in oğlu: Hz.:

Kutbül-Erşed Ve'1-Gavsü'l-Emced, Hazretü'l-Mahbûb Meliki's-Samed, SÂNÎ BAHÂÜDDÎN Eş-Şeyh MUHAMMED (Kds) (Yani Hz. Şâh Ali Hisâmüddîn, Pederi Şâh Muhammed ve dedesi Hz. Şeyh Osmân Sirâcüddîn'den ahzetmiştir.)

Hazreti Şeyh Sirâcüddînin de Şeyhi:
Nûr'ul-Meşrikayn ve Diyâül-Hafıkayn, El-Gavsü'1-Mâcid, ve'l Kutbü'l-Vacid, Ziyâüddin Mevlânâ Zülcenâhayn EŞ-ŞEYH HÂLID EŞ'ŞEHREZÛRÎ (Kds) (bazı kikaplarda BAĞDADÎ diye geçer)

Onun da şeyhi:
Kutbu Semâi'l-Velâye, Merkezi Dairetü'l-Hidâye, ElCâmii li'lKemâlâti'l-Hafîyyeti ve'l-Celiyye, Şeyhü'l-Meşâyih Eşşâh ABDULLAH El-Meşhûr bi Gulâm Ahmedî ED-DEHLEVÎ (Kds)

Onun da Şeyhi:
Pîr-i Sâlikân-ı Tarikât-ı Athar, Eş-Şâh Habîbullah, Cân-ı Canan ŞAH MAZHAR (Kds)

Onun da Şeyhi:
Kutbu Mahrem-i Esrâr-ı Nihânî, Es-Seyyîd Nur MUHAMMED BEDEVÂNÎ (Kds)

Onun da Şeyhi:
Ber Güzıde-i Ehl-i Yakîn, Eş-Şeyh SEYFÜDDÎN (Kds)

Onun da şeyhi ve babası:
El Gavsü'l-Kayyûm, Ürvetü'l Vüskâ, Eş-Şeyh MUHAMMED MÂSÛM (Kds)

Onun da şeyhi ve babası:
Hazîne-i Esrâri'l-Âyâti ve's-Süver, Halîfetü Seyyîdi'1-Beşer, El-Kayyûmu's-Samedânî, El Müceddîdü li'1-EIfî's-Sânî, Eş-Şeyh Ahmedü'l-Fârûkiyyü's-Serhendî, el-Meşhûr bi İMÂMI RABBÂNÎ (Kds)

Onun da şeyhi:
Kutbü Mey-i Muhabbetrâ Sâkî Hâce MUHAMMED BAKÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
Kutbu Erbâb-ı Taât ve Bendegi HÂCE-İ SEMERKANDÎ EL-EMKİNEĞİ (Kds)

Onunda şeyhi ve babası:
Pîrî Sefâkeş Hâce MUHAMMED DERVİŞ (Kds)

Onunda şeyhi ve dayısı:
Pîr-i Râkiü Sâcit Hâce MUHAMMED ZÂHİD (Kds)

Onunda şeyhi:
Mürevvicu't-Tarikati, Ser-Halka-i Nakşibendî, HÂCE UBEYDULLÂH-İ SEMERKÂNDÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
Memba-i Evsâf-i Bârî, Mevlânâ Hâce YA'KÛB-İ ÇERHİYİL HISÂRİ (Kds)

Onunda şeyhi:
Kutbu'l-Aktâb, Hâzinü'l-Esrâr, Hâce Muhammed ALÂÜDDÎN-İ ATTÂR (Kds)

Onunda şeyhi:
Sahibü't-Tarîkati bil-İstiklâl, El Mütehakkık-ı bi Aksâ Makâmi'l-Kurbi ve'l-Visâl, Muhammediyyü'l-Meşreb, bi Hasebi'l Verâseti ve'n-Neseb, Hâce Bahâe'l-Hakkı ve'd-Din, Muhammedü'l-Uveysiyyül Buhârî, El Ma'rûf bi ŞÂH-İ NAKŞIBEND (Kds)

Onunda şeyhi:
Serçeşme-i Meârıfu Kemâl Seyyîdi Sadât Esseyyîd EMÎR KÜLÂL (Kds)

Onunda şeyhi:
Kutb-ı Dâire-ı Hak-şinâsî Hâce Muhammed BABA ES-SEMMÂSÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
Pîr-i Muberrâ Ez mau meni, Hz. Azîzân, Hâce ALİ RÂMÎTENÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
Pir-i Sâlikân-i Ma'nevî, Hâce MAHMUD ENCÎR FAĞNEVİ (Kds)

Onunda şeyhi:
Ez levâzım-i Beşeriyyet Beri, Hâce ÂRİF RÎVEGİRÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
Membe-i Esrâr-ı Rabbânî, Mecme-i Kemâlât-i İnsanî, Hâce ABDÜLHÂLİK GUCDEVÂNÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
Kutbüs-Samedânî Hâce YÛSÜF'EL-HEMEDÂNÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
Câmiu Fuyûdât-ı Sermedi, Hâce EBÛ ALİYY-İ FARAMEDÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
El-Kutbu Rabbânî, Eş-Şeyh EBÜ'L-HASENİ EL-HARKÂNÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
EnNamî's-Sâmi Sultânü'l-Ârifîn, EBU YEZÎDU'L-BİSTÂMÎ (Kds)

Onunda şeyhi:
Zübde-i Ehl-i Resûl, el-İmâm, bi Hakkı'n-Nâtık, Hz. CA'FERÜS-SÂDIK (Kds)

Onunda şeyhi:
İmam-ı Şer'i Athar, KÂSIM BİN MUHAMMED BİN SIDDÎK-İ EKBER (RA)

Onunda şeyhi:
El-Garîb, El-Ma'dûd min Ehl-i Beyt-i Resûl, SALMÂNÜ'L Fârisiyyü'l-Mükerremü'l-Makbûl (RA)

Onunda şeyhi:
Efdalü' Eimmeti alet-Tahkîk, Şeyhu's-Sahabeti Halifetü Resûlüllâh (SAV) ve Sahibuhu fi'l-Gâr ve't-Tarik, Hz.EBÛ BEKRİNİ'S-SIDDÎK (RA)

O da:
Menbe-i Sıtku safâ, Efdalu'l-Halâik Seyyîdinâ ve Mevlânâ MUHAMMED MUSTAFÂ (SAV) den aldı.

Ayrıca:

1) Hz. Şâh-ı Nakşibend (Kds), Hazreti Abdülhâlik Gucdevâni'den de alarak Hz. Resûl'e ulaştı.

2) Hz. Ebû Ali Fâramedî (Kds), Şeyh Ebu'l Kâsim Gürcâni'den aldı. O da sıra ile Şeyh Osmani Mağribî, Şeyh Ebu Ali Kâtip, Şeyh Ebu Ali Ruzbârî, Şeyh Ebû'l-Kasım Cüneyd-i Bağdadî, Sırrı Sakatı, Mâ'rûf-i Kerhî, İmam Ali Rızâ, Mûsâ Kâzım, İmâm Ca'fer'us-Sâdık, Muhammed Bâkır, İmâm Hüseyin, İmâm Ali (RA), O da Hz. Resûl'den (AS) aldı. Hz. Ali Fâramedî'den gelen bu silsileye ZEHEBİ silsilesi denir.

3) Hz. Ma'rûf Kerhî dahi: Davudû Tâî, Habîb-i Acmî; Hasanü'l-Basrî, Ali İbni Ebî Tâlib (İmâm-ı Ali (RA)) O da hem Hz. Ebûbekir Sıddîk vasıtasıyla Hz. Resûl'den (AS) almıştır. Hâce Muhammed Pârisâ Hazretleri Risâtü'l-Kudsîyye kitabında böyle yazmıştır.

HADİKA kitabından :
"Silsilenin lakapları her zamana göre değişir. Hz. Ebûbekir Sıddîk'tan Hz. Bayezid'e kadar olanın ismine SIDDÎKİYYE, Hz. Bayezid'den Hz. Reîs-i Hâcegân Şeyh Abdülhâlik Gucdevânîye kadar olan silsileye TÂYFÛRİYYE, ondan Hz. Şâh-i Nakşidend Muhammed Bûhârî'ye kadar olan silsileye HÂCEGÂNİYYE, ondan Hz. Gavsü'l-A'zâm Hâce Ubeydullah Semerkandî'ye kadar olan silsileye NAKŞİBENDÎYYE, ondan Mecmaü'1-Esrâr-ı ve'1-Meânî, el-Müceddîdüli elfisânî İmâm-ı Rabbânî'ye kadar olan silsileye NAKŞİBENDÎYYE ve AHRÂRRİYYE, ondan Hz. Habîbullah Mazhar'a kadar olan silsileye MÜCEDDÎDİYYE, ondan Şah Abdullah Dehlevî'ye kadar olan silsileye MAZHARİYYE, ondan Mevlânâ Hâlid'e kadar olan silsileye MÜCEDDÎDİYYE DEHLEVİYYE, ondan Hz. Osman Sirâcü'd-Din'e kadar olan silsileye MÜCEDDÎDİYYE HÂLİDİYYE denilmektedir."

ŞEYH-İ MECZÛB DER Kİ:

Hazreti Mevlânâ Hâlid'den sonra Hz. Kutbü'l-Meşrikayn Eşşeyh Osmân (Sirâcüd-din)'e nispeten OSMANÎYYE,
(bu meşrep ve istihlahta olanların hepsine) denir.

Hazreti Osman Sirâcü'd-Din (Kds), Hz. Mevlânâ'nın en büyük halifesi ve en yakın adamı olup cemâl, kemâl ve çok kıymetli (pahalı) feyz ve bereket sahibi idi. Füyûzâtı, şark ve garba dağılmış, çok uzak yerlerde halifeleri bulunmakla Şeyhü'l-Enâm olmuştur.

Hazreti Mevlânâ onun hakkında;

"Hâlid renc-i hurde,Osman genci bürde."
"Hâlîd zahmet yedi,Osman Hazîneyi götürdü."

Bu söz Hz. Şeyh Osman'ın Hz. Mevlânâ'nın bakî feyzinin vârisi olduğuna işarettir. Ve her iki tarafta da öyle tanınmıştır.

Hazreti Şeyh Osman Siracüddîn buyurdu ki:
"Hazreti Mehdiye kadar neslimden vilayet kesilmeyecektir. İmâm-ı Rabbânî'nin neslinden kesilmeyeceği gibi." 150 seneden beri bu aile kimseye kız vermemiş ve aileden başkası ile evlenmemiştir. Hâlen de öyle sahihtir. Çünkü bazı evlâtları Gavsiyyet makâmına ermiş, bazıları da İns ve cinlerin mürşîdidir. Şeyhimizin pederi Hz. Şâh Muhammed Bahâüddîn; ve Şeyh Ömer Ziyâüddin, ins ve cinlere tasarruf eden kutuplardır. Yine tecelliyât-ı İlâhî'nin hiç kesilmediği kutub, Bağdat'ta medfûn Meczûb Abdurrahman (Kds) acâyib gayret ve himmet sahibidir. Hatta pederi Hz. Şeyh Osman onun hakkında: "Ben onun gayretinin şiddet ve cömertliğinden korkarım." buyurdu.

Şeyh Osman hazretlerinin torunları da çoktur. Bunların feyz ve bereketlerinin vasıfları bitmez.

Bence en büyüklerinden şeyhim ve senedim ve mevlâm Hisamü'l-Hakkı ve'd-Din elân Kutb-ı Zaman'dır. Âlemin kalbinde mutasarrıftır. Âlî kuvvet ve cezbesi uzak yerlerden de cezbederek, uzak ve yakını bir etmiştir. (6)

Allahu Teâlâ bizi onlardan ve ecdâdların feyzinden mahrum etmesin. Bihürmet-i Seyyîdi'l-Murselîn (amin).

"Hisâmüddîn Emâni Hâifin Kutbu Yakînestu
Kef-i Feyyâd-ı İhsânest çi mevc-i Bahr-i Ummânest"
"Korkanların güvendiği ve yakîn Kutub Hisâmüddin'dir.
Feyz (ve bereketleri) dağıtan eldir. Umman denizinin dalgaları gibi."

(6) Şeyhim ve seyyîdim Seyyîd Muhammed Kadrî sohbetlerinde açıkladılar: " Bir sabah namazını Şahımız Hz. Âli Hisâmüddin'in arkasında kılıyorduk. Hz. Şahı baba ve anneden seyyîd olduğu hakikatini ma'nen gördüm. Namazdan sonra sohbete müsâde eden Hz. Ş â h'a arzettim:
-Şimdiye kadar Hz. Şâh'ın yalnız anne cihetinden seyyîd olduğu denilmekte idi. Lütuflarınızla Hz. Şâh'ın peder cihetinden de seyyîd olduğunu gördüm.
-Evet, elhamdülillah öyledir. Seyyîdlik, ecdadımız Seyyîd Battal Gâzî'den geliyor. Açıklar ve iddiâ edersem, çok yanlış kişiler de seyyîdlik şeceresinin da'vâsında bulunacaktır. En doğrusu, Allah yanında ki seyyîdlik makbûldür" buyurdular.

 

MANZUM SILSILE:
(EL-SILSILETÜ'L MANZÛMETÜ'N-NÛRÂNIYYE FÎ
ESÂMÎ RÎCÂLÎT-TARÎKATI'N-NAKSIBENDÎYYE)

 

Hüdâvenda bi hakki zikri zatest.
Be nur-i mesgal-i zikru sifâtest.
Be nur-i Seyyîd-i levlâke levlâk.
Zînûres sûd cihân ma'mûru idrâk.

Be hakk-i Bu'1-Kuhâfe an Seyh-i Ashab

Imâm-i sohbetü siddiku ahbâb

Be Farûk-i fesile hak sinâsî
Emir-i makdeme esrâr-i Kudsî
Be zinnûreyn mükerrem zâti azat
Habîb-i Bârîyu ez nâr-e azat
Be hakk-i an gadenfer sâh-i Kerrâr.

Hamule düsmenu sam same kerrâr

Be hakk-i ân Hasan veledi'l-Habîb
Devâ-i zengeru Tayyibü'l-Habîb
Be hakk-i ân Hüseyin veledi'l-Betûl,

Sehîdü Kerbelâu kuurrel Betûl

Be Zeynî Abidin Zeynî seriat
Muhammed Bâkir'a kesfül hakikat
Be hi'mi caferu mesdûku sâdik
Ki der ser'u tarikat rastu nâtik

Be ehli beyt rahmeti âlemînâ

Safây i hâtirân der ser'u dinâ
Be Selmanu Muhammed bari Kasim
Diger servü besatinü mevâsim
Be Bistâmî sehîdi der di Iski
Sehiri ârifân sirri sevki
Be Harkâni Hasan an kutbü Süphân
Harîmi mahremi esrâri Cânân
Be pîri mâbû Ali an pîri kâmil
Be Yûsûf Hâcei an bahri vâsil
Be abdi Hâliki bâlâ mevâib
Be sirri perveri semsül kevâkib
Be  rif ârifi bahri tarikat
Zirikkat selseli nuri seriat
Be Mahm û du mürebbi Pîri ma'nî
Be nisbet mâ sinâs ey seyhi fagnî
Be Nessaci habîbi kâmil dani
Zihot Resten zimanu her mekâni
Be pîrima Muhammed hak sinâsi
Zi nisbet her bidan Baba Semmasî
Gülâlu Seyyîdu seyhi emirân
Kefahu nisbetâ seyhu suyûhân

Bahâeddin Muhammed tabe mesva

Imami sünnetü seyhi cemâa
Büzürganra bidan tâcü reusâ
Bi nisbet söhretest Pîri Buhârâ
Tarikatrâ büvet üssü mübinest
Be nami Haksibend hablui metisnest
Kemâles keydihem ez bi kemâli
Ji naksi Naksibendâni cemâli
Ji nakses her mekhan bahru fuyûdât
Be kasri ârifan cenneti kemâlât
Be Gavs-il Hakki yalili hakki ey cân
Ebi Sâlih Muhammed Bahri Ummân
Ki Muhyiddini Sod ve an Gavsu Badat
Be feydu câzibi seyyâru evtâd
Seriri saltanat kutbul hakikat
Be biz'ati Mustafâ Gavsül tarikat
Be yenbû i nihân an bahri esrâr 
Muattar kun Nefeh ey kutbu Attâr
Be Cerhiyye Hisârî Hâce Yâkûb
Sipendi merkezi bâzâri mahbûb 
Be Ahrâri tâbiat pîri matlûb 
Be sâni Naksibend hem Hâce mergub
Be rikkat câzibu an pîri meczûb
Ubeydullah bedân her câyi mahbûb
Bean kayyûmu seriru ev sâcid 
Muhammetrâ tu dâni seyhi zâhid
Safâyi hâtirân kez leyli muzlim
Muhammed meykesu an pîri âlem
Li der bahri hakikat pur safâ kes
Zi kurbet bâ Hûdâ dânî safa kes 
Be Dervesi Muhammedra tu dani
Velî kun saf deru zahrul maânî
Çi naksi Naksibendirâ dernegi
Be purs esrâri ân her bi derengi
Be emkenra kadem neh seyri tarikat
Be abdül Ehadu seyhül hakikat
Muhammed bâkîyâ seyyari sâkî
Muhabbetra buvet pur rastu sâkî
Be deryâyi muhabet gavsü vâsüd
Be enfahi hakikat cânü vâsüd
Be gavvasi rumûzâti nihâni
Zi furkâni Nihân pür sod maânî
Müceddid rastü sod vâlâ menâkib
Be deryâyi seriat sâhi sâkip
Be hubbi vâri an gavsu Kayyûm
Zi urvet vasiki guftendu Mâ'sûm
Be seyfeddin meded ya mecdi sâtir
Be afvem kilki kes ey nure hâtir
Kerem anest bide afvi günâhem 
Tu hod fermudel lâ taknetû yem
Be Muhammed nurbi kes afv günâhem
Meyânu niyki nâmân men hayâyem
Be hakki an Habîbullâhi Mazhar
Emiru serseri sellâki Athar
Be âbi rûyi sehbâzi cihânî
Yenublu fuyudâtu meânî
Muammer sod zeyni ser'u tarikat
Der vasfes key suffettedu hazret
Sivâdi dehli sod ta be mesrik
Münevver tur be magrib tâ be mesrik
Zi Arsu âsimân güftend nâ mes
Gulâm Ahmedi Abdullah sahes
Be perver Seyyîdi rûyi zeminâ
Diyâül Hâlidâ bahrul yekinâ
Ki cennet buldu vasod nazeninâ
Be huranu gulam hidmet Eminâ
Ki Muhyiddini sod bâ penci râhest
Hususa naksibendân ser bülendest 
Be pîri mâ Sirâceddini pür sod
Zi nures in cihân mamûru hub sod
Be nuru hilmu in Osmâni umman
Ki der bünyâdi iski suhti in cân
Se ranser Dehlu ta sarku Buhârâ  
Hemi meczûb sodend ba senki hârâ
Beyâri Hak yenâbiu fuyûdât
Nizameddin sod Bahrül keramât
Muhammed ismi sod sâni Bahâest
Seran ser seykali rûyi zamânest
Be Kutbu'l-Ferdi Zinnûril meâlî
Reisu evliyâ durcil cemâli
Be hilmu siretes Müskül küsâ sod
Be himmet cazibi Geylânî An sod
Be sehbâzi sâhân hem nurî sâti'
Zi Hevram mevlidu an semsi tali'
Be gavsu saltanat Ahrâri sânî
Be naksu nimetes Osmâni sânî
Müsiri seyyîdi evlâdi Adnân
Emiri merkezi irsadi Osmân
Zi evsâfi Kemâli Bahri zâhir 
Be ahlâki Cemali Sâhi zâir
Ebi Osman Muhammed kutbu Hevrâm
Hitabes Ya Ali Ey Sâhi Hisâm
Hüdâyâ rahmetü bisyâri âmest
Usatanrâ bide her bi hisâbet
Saîda mane kerd batu hudûrâ
Ve entallahu Yâ Rabbi Gâfûrâ
Bi bazere hakaret pür garîzem  
Be duzeh merhâlim ger ez çi pîrem
Serâser ta kadem asamu evzâr
Ne dârem cüz Hûdâye afvi evzâr
Beyek cû rahmeti ber men bebahsî
Ki cürmi mâ zi had yek afvi bahçî
Be hidmekâr meni bidel hesâbdâr
Be Aktâbi sulali penci sek dâr
Sekim Ez sek Hüdâyâ Afvi pur kün

Ki rûyi mâ zi cürmi bes haya kün