<< İhsan yolu FİHRİST

3. ULAŞTIRICI: MURAKABE:

Murakâbe; sâlikin Allah'ın azamet ve celâletini tefekkür ederek, cemâline kalbini yönelterek, mukaddes, mutahhar zâtından, sanki onu görüyormuş gibi feyz talep etmesidir. "İhsan" yolu üzerinde olduğu gibi, zaten Allahu Teâlâ O'nu görüyor.

Murakâbe, râbıta ve zikirden daha zordur. Çünkü insan için evvelâ murakabe hâsıl olmaz. Kalbte siyahlık, hâvâtır, dünya meşgalesinin akisleri oldukça, ne kadar Allah'a yönelmek istenilse dahi bunlar mani olur.

Murakâbenin husule gelebilmesi için kalbin tamamen temizlenmesi, tenhâ yerde çok devam edilmesi, ve yine mürşîd-i kâmilin istimdadı şarttır. Bu murâkabe ise tarikat makamlarının sonudur. Buna "Makam-ı İhsân" denir.

Cibril, Hazreti Resûl'den (SA): "İhsân nedir?" diye sordu. Hazreti Resûl: "Allah'ı görürcesine ibâdet etmektir. Gerçi sen onu görmüyorsun, lâkin o seni görüyor." buyurdu.

Tarikatın son makâmını olan bu ihsân makâmı nasıl zahmetsiz ve yakından husûle gelebilecektir? Bundan da anlaşılyor ki, geçmiş sâdâtların da kabul ettikleri gibi râbıta murâkabeden de daha faydalı ve daha yakındır.

(Not: 11. Fasılda murâkebe çeşitleri genişçe açıklanacaktır.)

------------------------------------------------------------------------

İşte Râbıta-yı Küll-i Kül, budur ki: Kutbu'l-f'erd olan şeyhimin yanında cismen de hazırdım. Hem şeyhimin ve hem de vazifeli bütün kutbu'l-ferd dâiresinin mukaddes ruhları ve Allahu Teâlâ'nın âleme rahmet deryâsı ile hepsinde tam fenâ olmak saâdeti râbıtay-ı küll-i kül'dür.' Ve dünyada bunun ne kadar ender olacağını tahmin edersiniz. Şeyh Hazretleri buyurdu ki: 'Tarikat sülûkümde hiç bir vakit bu kadar kendimi kaybetmemiştim."