<< İhsan yolu FİHRİST

TÂLİPLERE TARİKAT ÂDÂBININ BEYÂNIDIR

Tarikat-ı Osmâniye'de Kutbu'zzaman, Şeyhimiz, Cenâb-ı Hz. Muhammed Mustafâ ahlâklı, Şâh Muhammed Ali Hisâmüddin'in meşrebinden aldıklarımı, Allahu Teâlâ bizim üzerimizde müyeser etsin. Evlâdının bekâsını bütün zamanlardan mürîdânlar üzerinde devam ettirsin. Âmîn. Bî hürmeti Seyyidi'l Mürselin.

Ey Sâlik! Osmânî tarikatında, mürîd şeyhten tarikat almayı istediğinde: (16)
Bu büyük devlet ile müşerref olacak mürîdi şeyhin kontrol etmesi lâzımdır. Şeyh, mûrîdin Fatiha ve teşehhüdünün düzgün olup olmadığını kontrol eder. Bir yanlışlık varsa evvelâ bunları düzeltir. Sonra tarikatı vererek, âdabı ta'lîm eder. Her ikisinin de ağyardan hâli ve abdestli olmaları lazımdır. Dizleri üzerinde, sağ ayak sol ayağın altına verilerek, gözler yumulu, mûrîdin sağ eli, şeyhin sağ elinde olacaktır. Mürîd şeyh ile beraber: 5, 15, yâhut 25 defa istiğfar edecektir. Sonra bir Fatihâ ile üç İhlâs-ı Şerîf okuyarak sevabını Hz. Resûl'e (AS) âl ve ashabına hediye edecektir... Sonra hâsıl olan sevabın mislini de beş tarikattaki bütün şeyhlerin ruhlarına toplu şekilde olarak (Nakşibendi, Kâdrî, Kübrevî. Sühreverdî, Çeştî) (Kds) diye hediye edecektir, sonra tafsilen de: Husûsen,

İlâ Ruh-i Pîr-i Pîrân Şâh-i Müşkülküşâ Eşşâh Muhammed Buhârîyi Üveysi Maruf Bi Sahi Nakşibend (Kds)
İlâ Ruh-i Ğavs-i Sekaleyn, Sultanü'l-Evliyâ. Şâh-i Bağdâd, Eş-Şeyh, Abdülkâdir Geylânî (Kds)
Ve ilâ Ruh-i nuri'l-Meşrikayn ve Diyâe'l-Hafikayn, EI-Gavs-ı'l-Mâcid Ve'l Kutbu'l-Vâcid, Diyâeddin Mevlânâ Zülcenâheyn, Eş-Şeyh Hâlid Şehrezûrî (Kds)
Ve ilâ Ruh-i Hz.el-Mu'rid an Menası-bi'l-Evliyâ, li Kemâli'l ikbâl, ve'l-irtikâ, ilâ Makâmil'l-Kurbi ve'r-Ridâ, Şeyhi'l Meşâyih Eş'Şeyh Osman el-Mulakkabi bî-Sirâcüddin (Kds)
Ve ilâ Ruh-i Kutbü'l-Erşed, ve'l-Gavsi'l-Emced Mahbubi Hz. Meliki's- Samed, Sânî Bahâeddîn Eş-Şeyh Muhammed (Kds)
Ve ilâ Ruh-i Şeyhinâ ve Mürşidinâ, EI-Müteahallikı bi Ahlâki'l-Mustafâviyye, El-Mütehalli bi Hil'eti Vilâyeti'l-Osmâniyeti ve'l-Bahâiyye, Sâhibi'n-Nefsi'l-Kudsîyye, Ve'l-Ahlâki'l-Merdiyye Şâh Muhammed Ali El-Mulakkabi Bi Hisâmüddîn (Kds) hazerâtına hediye edecektir.

Bundan daha kısa bir şekil isterse; Hz Resûl ve âline ve eshâbına hediye ettikten sonra; beş tarikat pîrlerine ve husûsen Hz. Şâhi Nakşibend (Kds), Şeyh Abdûlkâdir Geylânî (Kds) ve Şâh Muhammed Ali Hisâmüddin (Kds)'e hediye edecektir. Bu, kabiliyeti olmayanlar içindir. Ama lâyık olup da güzelce verildiği takdirde Hz. Resûl ve bütün silsile zikir edilmek suretiyle verilir.

Şeyh bunu verirken, kalbiyle müridin kalbine teveccüh eder. Evrâdlarının ta'liminde de ölüm düşüncesini, şeyhin râbıtasını, zikiri, kalbin yerini ve şeklini tarif eder. Bu, her mürîde aynen söylenir. Mürîd tarikat hallerine istidatlı ise kalbin safiyet ve fethinden sonra şeyhin nefyü isbât talim etmesi lâzımdır. Her beş letâifin yerlerini açıklayarak zikri onlardan nasıl geçireceğini, murakabenin nasıl yapılacağını ta'lim eder.

BÜYÜK HAYIR MEVCÛD OLAN BU EVRÂD ÜÇ MERTEBE ÜZEREDİR.
1-İstiğfar. Allahu Teâlâ buyurdu ki:
"...Vestağfirhu innehû Kâne tevvâbâ"
(istiğfar ediniz, Allah tövbeleri çok kabul edendir.) (1)
2- Acâib sırlarla dolu Fâtiha'yi okumaktır. Açıklaması bu küçük kitaba sığmaz.
3- İhlâs-ı Şerîf'dir ki: Bunların hepsi de Allah'ın kelâmı ve kitabındandır. Tevhidin hepsine şâmil olup, Allahu Teâlâ'yı noksandan tenzih eder.

(1) Nasr: 3

Sır ve hikmeti de evvelâ Hz. Resûl'e hediye edilmesidir. Çünkü onsuz olamaz. Meşâyihin ruhuna da hediye edilmesindeki gaye; mürîd, tarikat ve sülükte o isimleri anmasıyla münebbih olsun. Sâlihlerin zikri ile de rahmet nüzûl ettiğinden, mürid rahmete mazhar olur. Bunları anarken de mezkûr tertibe riâyet edecektir.

-----------------------------------------------------------------------

(16) Şeyhim ve Seyyidim Muhammed Kadrî sohbetinde açıkladılar:

I- 'Tarikat tövbesi, ilâhî bir âkittir. Mûrîdi. şeyhten tövbe almasıyla mürîdin ruhu ister nurlu ister nursuz olsa da ruhu, şeyhin nurlu ruhuna bağlanır, şeyhin nurlu ruhu da Allah'ın Arş'ına bağlıdır. Şeyhin ruhu oradan mürîdin kalbine nur döker. Hakiki teveccüh de Arş-ı A'lâ'da olur. Şeyh mürîdden ayrılıncaya kadar ruhu, şeyhin nurlu ruhundan ayrılmaz. Ruhunun ayrılması ise şu sebeplerden olur:

1- Mürîd küfür söylerse, derhâl ruhu şeyhin nur kandilinden ayrılır. Tarikattan tard olur. (Allah bizleri muhafaza etsin.)
2- Mürîd büyük günah işlerse yine ruhu şeyhin nurlu ruhundan ayrılır, ilk büyük günâh işleyip pişmanlık duyar, tövbe ederse, tarikatın yüksek şanından af edilir, fakat günahın tekrarına giderse, şeyhi onu af etmeyebilir ve tarikattan çıkartabilir. Emma bu da selâhiyet ve şeyhin derecesiyle mütenâsiptir. Şeyhim buyurdu ki: "Allah'ın bana verdiği fazla merhametten ben mûrîdlerimi hiç terk etmem."
3- Bir mürîd dese ki: 'Ben evvelce kabul ettiğim şeyhin mürîdliğini kabul etmiyorum, Onun mürîdliğinden çıkıyorum' yine onun ruhu, şeyhin nurlu ruhundan ayrılır.

II- Hadis-i Kudsî'de: "İki sadık dostun ben üçüncüsüyüm' buyuran Allahu Teâlâ Hazretleri,.. Hz. Şeyh bu iki sâdık kişiyi, Şeyh ve mürîd üzerine yorarak "Böyle hakiki sadâkattan mürîd de Allah'a vâsıl olacaktır." buyurdu. Şeyhim Seyyîd Muhammed Kadrî Hazretlerinin bir kaç kere sohbetlerinde aynen şu sözlerine şahit oldum:
(İki elinin içerisini göstererek ve yemin ederek) buyurdu ki: "Bu el, Hz. Muhammed Mustafâ'nın elidir. Elini elime koyan, elini Hz, Muhammed Mustafâ'nın eline koydum diye yemin edebilir. Tövbeyi alınca da anasından doğmuş gibi bütün günâhlarının af edilmiş olduğuna yemin edebilir"